1. Ana Sayfa
  2. Edebiyat

HALİDE EDİP ADIVAR’IN ATEŞTEN GÖMLEK ADLI ESER INCELEMESİ

HALİDE EDİP ADIVAR’IN ATEŞTEN GÖMLEK ADLI ESER INCELEMESİ
+ - 0

HALİDE EDİP ADIVAR’IN ATEŞTEN GÖMLEK ADLI ESERİNİN ZAMAN İNCELEMESİ     

Öz: Bu çalışmada Halide Edip Adıvar’ın Ateşten Gömlek Eseri zaman açısından

incelenecek. Eserde yer alan zaman kavramları, alıntılarla ele alınacak.

Eserden verilen alıntılar anlatı teknikleriyle açıklanacak.

 

Giriş:  Halide Edip, 1919 yılında İstanbul halkını ülkenin işgaline karşı harekete geçirmek için yaptığı konuşmaları ile zihinlerde yer etmiş usta bir hatiptir. Kurtuluş Savaşı’nda cephede Mustafa Kemal’in yanında görev yapmış bir sivil olmasına rağmen rütbe alarak savaş kahramanı sayılmıştır. Savaş yıllarında Anadolu Ajansı’nın kurulmasında rol alarak gazetecilik de yapmıştır.

  1. Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte yazarlığa başlayan Halide Edip; yazdığı yirmi bir roman, dört hikâye kitabı, iki tiyatro eseri ve çeşitli incelemeleriyle Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemleri Türk edebiyatının en çok eser veren yazarlarındandır.

Halide Edip Adıvar’ın kaleme aldığı Ateşten Gömlek, edebiyatımızdaki Kurtuluş Savaşı üzerine yazılan ilk romandır. Roman, roman kahramanlarından Peyami’nin Cebeci Hastanesinde beynindeki kurşunun çıkarılması için yapılacak ameliyatı beklerken yazdığı anılarından oluşmuştur. Eser, yaşanmış olaylara dayanan gerçekçi bir romandır. Eserde coşkulu bir dil kullanılmış, canlı betimlemelere yer verilmiştir.

Zaman konusunu ele alacağız ve teorik bilgiler vereceğiz.

 

Romanın Özeti:

Peyami, zengin bir ailenin oğludur. Peyami’nin arkadaşı Cemal ise “I. Dünya Savaşı’nda yaralanmış bir subaydır. Cemal, Peyami’yi Binbaşı İhsan’la tanıştırır, bu üç arkadaş sık sık toplanarak memleketin içinde bulunduğu kötü durumu konuşurlar.  Cemal’in İzmir’de oturan Ayşe adında bir kız kardeşi vardır. Ayşe, Peyami ile evlendirilmek üzere İstanbul’a çağrılır. Peyami onunla evlenmek istemez. Bu durum gururuna dokunan Ayşe asla Peyami’yle evlenmemeyi aklına koyar ve bir başkasıyla İzmir’de evlenir.

15 Mayıs 1919’da İzmir Yunanlılar tarafından işgal edilir ve Ayşe’nin kocası ve çocuğu süngülenerek öldürülür. Ayşe de kolundan yaralanır. Bu sıralarda kardeşi Cemal, Binbaşı İhsan ve Peyami İstanbul’dadır. Ayşe de İstanbul’a onların yanına gelir.

Bir gün Sultanahmet Meydanı’nda büyük bir miting yapılır. Halk, ülke kurtuluncaya kadar savaşmaya sanki and içmiştir. İşte bu mitingden sonra Cemal ile İhsan Anadolu’ya geçer. Ayşe ile şiddetli bir tifo geçiren Peyami de bir kağnıyla Anadolu’da İhsan’a yetişir. Bir çete kurarlar, ulusal harekete karşı çıkan köylüler yola getirilir.

Peyami tercüman olarak Milli Müdafaa’da görevlendirilir. Ayşe ise hemşire olup Eskişehir’e gider. Peyami ve ihsan Ayşe’ye büyük bir aşkla tutkundur. Bu aşk onlar için bir “ateşten gömlek” olmuştur, ihsan, Metristepe’de göğsünden vurulunca hastanede yer olmadığı için onu bir otel odasında yatırırlar. Bakımını Ayşe yapar. Bir gün ihsan Ayşe’ye onu sevdiğini ve evlenmek istediğini söyler. Ayşe de onu sevmektedir ama önce kabul etmez, ihsan hava değişimi için Ankara’ya gidince amcasının kızıyla evlendirilmek istenir ama o kabul etmez. Tekrar cepheye dönmek üzere trene binerken bu kızı öper öyle vedalaşır. İhsan’ın kızı öptüğünü gören Ayşe artık onunla evlenmeyi asla kabul etmeyecektir. O günden sonra sadece İzmir’in kurtuluşu onun aşkıdır.

Bir saldırı anında İhsan, tırmandığı tepenin en yüksek yerinde makineli ateşiyle vurulur, Peyami’nin kolları arasında can verir, İhsan’ın şehit olduğu haberini duyan Ayşe, cephenin en ileri hattına kadar koşar bu sırada bir top mermisi parçasıyla vurulur ve ölür. Aynı savaşta Ayşe’nin kardeşi Cemal de ölmüştür.

Peyami, Ayşe ile Binbaşı İhsan’ı yan yana gömdürür. Peyami’nin bir amacı vardır: İzmir’e en önce girip bunu mezarda yatan Ayşe’ye anlatmak ve onun sevgisini kazanmak.

Peyami’nin yazdığı anıları burada biter. Peyami savaşta bacaklarını kaybeder, beynine de bir kurşun saplanır. Bu kurşun çıkarılırken o da hayatını kaybeder. Doktorlar; Peyami’nin yazdığı bu anıların, beynindeki kurşundan dolayı girdiği bunalımın etkisiyle yazılmış olabileceğini düşünürler. Çünkü ordu kayıtlarında Ayşe ve İhsan adında kişiler yoktur.

Erzählzeit (Anlatım zamanı) : Anlatıcının öyküyü öğrenmesi ve anlatması için geçen zaman.

Eser 224 sayfadan oluşuyor. 2,5 x 224 = 560

560/ 60 = 9,33333333 saatte anlattı.

Erzählte Zeit (Anlatı zamanı) : Kurmaca öykünün meydana geldiği süre.

Eser zaman olarak, Milli Mücadele dönemini kapsar. Yani Kurtuluş Savaşı içerisindeki 19 Mayıs 1919 – 24 Temmuz 1923 yılları arasını konu almaktadır. Romanın 1923 yılında ilk basımı gerçekleştirilmiştir. Bu detayı biz romanın girişinde bulunan,’’Yayıncının Notu’’ kısmında okuyoruz. Bkz: Kitap olarak ilk defa 1923’te, Teşebbüs Matbaası’nda basılmıştı. Elinizdeki kitap, bugüne kadar yapılmış baskılar karşılaştırılarak yayına hazırlanmıştır. (sayfa9)

Analepse: Geçmişte olan olayların, şimdiki zamanın kesilerek araya sokulmasına denir.

‘’Martın yirmi beşinde kendime gelir gibi olmuştum.’’ (sayfa 85).

Prolepse: Daha sonra olacak olayın öne taşınmasına denir, gerçekliği vurgulamak ve

inandırıcı olmak içindir.

‘’Altı ay sonra babamın akrabalarından Mukbil Bey isminde bir adamla evlendiğini ve İzmir’e döndüğünü haber aldım ve ancak o zaman döndüm.’’ (sayfa 16) Bahsi geçen 6 ay Bulgar Mütarekesinin ardını kapsamaktadır.

-Zeitdeckendes Erzählen: “Zamanı örtüşen anlatı” Anlatma zamanı ile Anlatı zamanının eşit

olmasına denir.

‘’İzmir’in işgalini evvelâ Cemal haber aldı.’’ (sayfa 38).  İzmir işgali 15 Mayıs 1919 yılında gerçekleşmiştir.

‘’ Bugün lâpa lâpa kar yağıyor.’’ (sayfa 62) 1919 kış ayları.

‘’Bu sabah neferimin yüzüne baktım.’’ (sayfa 21). Bu sabah kelimesi Milli Mücadele döneminde savaşa katılan kahramanımızın savaş günlerinde geçen sabahlarından birisi anlamını taşımaktadır.

-Zeitdehnendes Erzählen: “Zamanı aşan anlatı” Anlatım zamanı anlatılan zamandan daha

uzun sürer. “dedi” ve türevleri vardır.

Romanın ilk sayfalarında ‘’Cemal’in geldiği gün, annemin, “Bulgarlar mütareke yaptılar!” dediği gün, hikâyenin ilk satırı teressüm etti.’’ (sayfa 14). Bahsedilen Bulgar Mütarekesi 29 Mayıs 1918 yılına aittir. Bundan yola çıkarak romanın aslında Kurtuluş Savaşı’nın henüz başlamamış olduğu yılları kapsadığını da fark ediyoruz.

‘’O akşam Cemal’in yatağını benim yatağımın karşısına taşıdım.’’ (sayfa 42) -Zeitraffendes oder summarisches Erzählen: “Zamanı sıkıştırılmış anlatı” Anlatıcının uzun bir bölümü özet olarak vermesine denir.

‘’Ayşe üç gün sonra geliyordu. Perşembe günü Ayşe gelecek, cuma günü meşhur Sultanahmet Mitingi olacaktı.’’ (sayfa 51) Sultanahmet mitingi 6 Haziran 1919 yılında gerçekleşmiştir. Perşembe gününün 5 Haziran 1919 olduğunu böylece anlıyoruz.

-Zeitsprung: “Atlanmış zaman” Anlatıcının istemediği olayları ve zamanı atlamasına denir.

‘’Ertesi gün mitinge bizimle beraber Ayşe de geldi.’’ (sayfa 53)

‘’Bu günden bir ay sonra üç büyük hâdise oldu.’’ (sayfa 76) 1920’li yıllar.

Bu örneklerden de gördüğümüz üzere roman tamamen savaş dönemini konu alarak yazılmış olup, savaşın bitimine de değinmiştir.

-Pause: “Ara” Anlatıcının anlattığı olaylara ara verip, araya girmesi ve okuyucuyla sohbet

etmesi, sonra kaldığı yerden devam eder.

– Singulative Erzählung: Bir defa olan olayın bir defa anlatımı.

‘’Akşam aşağıya el ele iki çocuk gibi indiler. İkisinin de gözleri şiş ve kırmızıydı.’’ (sayfa 53)

– Iterative Erzählung : Alışkanlıklar gibi tekrar eden olayların bir defa anlatımı.

‘’Ve yine kalbim karardı.’’ (sayfa 121)

Sonuç: Bu çalışmada zaman kavramını Şahbender Çoraklı’nın “Anlatı Tekniklerine Giriş”

notlarından faydalanarak inceledim.

Öncelikle eserin sayfa sayısı oldukça fazla olduğu için incelerken tüm örnekleri size gösteremedim. Anlattığınız ve işlediğimiz konularla alakalı, romandan örnekler bularak sizlere özetle gösterdim. Anlatı teknikleri eserde genel olarak kullanılmış. Eserin bu teknikleri pekiştirmemiz açısından iyi bir örnek olduğunu söyleyebilirim. Hem tarihi bilmek, o dönemi anlamak açısından hem de bu teknikleri anlayabilmek açısından; herkesin bu eseri incelemesini ve okumasını tavsiye ederim.

Kaynakça: Şahbender Çoraklı Anlatı Tekniklerine Giriş.

Durma! Tepkini Göster...

Yazar Hakkında

Yorum Yap