İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. ERTELEMEKTEN NASIL KURTULABİLİRİZ?

ERTELEMEKTEN NASIL KURTULABİLİRİZ?

featured
Bazen işler gözümüzde öyle büyür ki, yaptığımız ilk şey hemen ertelemek olur. İşte ertelemenin altında yatan asıl nedenler ve bu alışkanlığı bir nebze olsa da nasıl önleyebiliriz?
Ev işleri, faturalar, dersler, sınavlar, bekleyen işler, kişisel bakımımız, çocuklarla ilgilenilmesi derken yapılması gerekenler ve yapılmasını istenenler arasında boğulup gidiyoruz. Bu iş yükünün en büyük yan etkisi ise ‘bugünün işini yarına ertelemek.’ Böyle böyle yarına bir bırakıyoruz ki; yapacak tonlarca işimiz birikiyor. Bu işlerin varlığı düşüncesi aklımızı öyle meşgul ediyor ve bu durum bizi aslında o kadar yıpratıyor ki farkında değiliz…
Bu şekilde ^kendimizi oyalamalar^ yerine işimizi gününde halletmeye çalışmamız hem zihin sağlığımız hem de zaman planlaması açısından çok önemli. Dolayısıyla hafife alınmaması gereken bir mesele… Ertelemenin insanda suçluluk hissetmeye, hareketsizliğe, hatta depresyona kadar varan sonuçlar yatabileceğini biliyor muydunuz?

Peki neden erteliyoruz?
Her şeyi yarına erteleme alışkanlığı hayatımızın birçok alanında karşımıza çıkabilir; profesyonel hayatta, günlük yaşamda veya özel hayatta… Bu sıkıntı yaratan durumdan kurtulmak için öncelikle yapmamız gereken ertelemenin kaynaklarını belirlemektir. İşte bazı işlerimizi ertelemenin altında ‘gerçekten vakit yetmemesi’ dışında yatan başlıca sebepler şunlardır:

 

BAŞARISIZLIK KORKUSU
Bazı kararlar, işler veya görevler karşısında kendini yetersiz hisseden kişi, kaygılarından dolayı o işi yapmak istemez. Bazı şeyleri, risk almayı veya eleştirilmeyi kaldıramayabilir. Bu durumda kişi, karşı karşıya olduğu durumla yüzleşmek yerine, bir devekuşu misali kafasını saklar. O işi erteleyebildiğince erteler. Örneğin ders çalışacakken, o konuda yetersiz hissedip daha sonraya ertelediğim zaman konular birikiyor da birikiyor ve ben erteledikçe bir çığ gibi büyüyordu. Ama ben bilmediğim konu da olsa o zaman biraz çalışmaya başlayınca aksine ertelenmiyordu.

 

MÜKEMMELİYETÇİLİK
Mükemmeliyetçi kişiler başarısızlık, eleştiri gibi durumlarda oldukça dayanıksızdır. Karakterleri gereği bir işi yaparken detaylara boğulmaktan fazlasıyla vakit harcarlar veya kaybederler. Risk almayı hiç sevmezler. Dolaysıyla mükemmel şekilde sonlandırmaları gereken işleri onların gözünde çok büyür ve ertelemeye meyillidirler.

 

BOŞLUK KAYGISI
Bu durum kendini paradoksal bir biçimde gösterebilir. Gerçekten, amaçlarına ulaşıyor olmak onları korkutup kaygılandırıyor olabilir. Çünkü artık yapacak hiçbir şey kalmayacaktır. Genelde hiperaktif insanlarda görülen bu durum tamamen boşluk korkusundan kaynaklanır.

 

ERTELEMEMEK VE İŞLERİMİZİ GEREKTİĞİ ANLARDA YAPMANIN YOLLARI:

ÖZGÜVEN KAZANIN
Erteleme nedenlerini saydığımızda (başarısızlık korkusu, risk almama, yetersiz hissetme gibi) başlıca nedeninin özgüven eksikliği olduğunu fark etmek zor değil. Bu yüzden öncelikle yapmanız gereken şey bu özgüveni yeniden kazanmak; kendinizin ve yeteneklerinizin farkına varmak… Bundan dolayı özgüven kazanmak için bir şeyi yapmaktan korkmayarak ve kaybedecek bir şeyinizin olmadığını düşünerek yapmak en azından kaygılarınızı yok edebilir? En önemlisiyse ya yapamazsam? Ya başaramazsam? Bu tarz düşünceler sizin güveninizi etkiler ve yapacağınız işten kaçmamanız ve ertelememeniz adına kendi özgüveninizi kazanın ki bir işi yaparken kaybetmekten korkmayın. Böyle olunca ertelemeyip yapacağınız işin üzerine gitmiş olacaksınız.

ZAMANI İYİ PLANLAYIN
Hızla akan zamana, çabucak geçen günlere yetişmek için yapılması gereken en temel şey; zamanı iyi değerlendirmek adına doğru planlar yapmaktır. Her zaman yapılması gerekenler planlayarak veya listeleyerek önceliklere göre sıralama yapmanız ve en önemlisi gerektiği zaman ^hayır^ diyebilmeniz, hedeflerinizi zamana yaymanız sizin vaktinizi planlamanıza yardımcı olacaktır.

ENGELLERİ ORTADAN KALDIRIN
Bu engeller kimi zaman elimizde olmaz ama kimi zaman da ertelemenin gizli bahaneleri olarak kendimizin yarattığı durumlardır. Her ne sebepten kaynaklanıyor olursa olsun, engelleri ortadan kaldırın. Mesele evde yapmam gereken bir iş var ve eve geldiğimde televizyonun karşısına geçip, sonrada telefonda veya bilgisayar da kendimi oyalıyorsam; hemen bu durumun farkına varıp telefonu, televizyonu vs. Kapatıyorum. Ve yapmam gereken işi yapmak istemiyorsam bile o işi bitirdiğimde kendime ödül veriyorum. Hem işimi bitiriyorum hem de sonrasında keyif yapıyorum. Böylelikle sonrasında hem zihnimiz de rahatlamış olacak çünkü yaşayacak bir kaygımız kalmayacak. Ve en çok önemli nokta ki bunu unutmayın; kimi zaman dış dünyayla ilişkiyi tamamen kesmek işinizi tahmin edebileceğinizden daha çabuk sonlandırmanıza yarar.

ATILGAN OLUN
Bir iş gözünüzde büyüyorsa onu yapmadan önce birkaç saniye şunu hayal edin: Bu iş bittiğinde o yükün üzerinizden nasıl kalkacağı ve zihninizin nasıl hafifleyeceği… Bunun bilincinde olduğunuzda gerçekten motive olacak ve hatta işinizi normalden çok daha çabuk bir süre de sonlandırabileceksiniz. Gözünde büyütmek beraberinde üşenmeyi, üşenmek de hemen akabinde yarına ertelemeyi getirir. Bu yüzden üşengeçliği bir kenara bırakın, bitişin hayalini kurun ve hemen o işe atılın. Cidden atılgan olur ve hemen b işi hallederim düşüncesinde olursanız işler kolaylaşır aksi taktirde erteledikçe atılgan olmak yerine o işi isteksiz şekilde yaparsınız ve daha da erteleyebilirsiniz.

Umarım okurken keyif almışsınızdır ve bir nebze de olsa bu yazı sizi hem rahatlatmış hem de fikirlerinizi değiştirmiştir. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Yorum Yap
Durma! Tepkini Göster...

Yorum Yap

Yorumlar (1)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir